Tanzimat’tan itibaren yangınlar, siyasi baskılar ve taassupla akamete uğrayan çabaların
ardından kurulan Dârülfünun; Doğu ile Batı arasında sıkışan bir imparatorluğun modern
üniversite kurma iradesine sahne oldu. Meşrutiyet’in hürriyet coşkusundan Balkan ve Cihan
Harbi cephelerine, Mütareke’nin işgal karanlığından Cumhuriyet’in özerklik hamlelerine
uzanan bu tecrübe, yalnızca bir mektebin değil, bir zihniyetin dönüşüm hikâyesidir.
Dönemin düşünce hayatının mühim ismi, ku ...